Geçmişten günümüze Kadın'ın toplumdaki yeri
Sponsorlu bağlantı
Kadın, aile ve toplum arasındaki köprü görevini gören üstlenen, sosyal hayatta yeri ve önemi büyük olan bireydir. Kadın ve erkekle birlikte biçimlenetoplum hayatında kadının çocuklarına bakımındaki yakınlığı, cinsiyet ayrımı yapılarak belirlenmiş iş bölümleri, gelenek ve göreneklere göre belirlenmiş kültürel düzenler kadının toplum hayatında geri planda kalmasına neden olmuştur. Kadınların erkeklerle eşit tutulmaması, kadınların sosyal ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalmasına neden olmuştur.

17. yüzyılda kadının toplumdaki yeri

17. ve 18. yüzyıllarda Orta Asya kültüründe kadın erkek eşit tutulurken, Batı'da kadınlara 2. sınıf muamele yapılmıştır. Zaman zaman kadın hareketleri (ayaklanma, protesto ve gösteriler) ile birlikte, geçmişten günümüze kadar değişen demokratik ve toplumsal değişimler kadının iş hayatında yer edinmesini sağlamıştır.

Kadınlar sosyal, siyasal ve kültürel haklarını elde etmek için kadın hareketleri başlatmıştırlar. İlk kadın hareketi batıda 18.yy'da kamusal alanda kadının dışlanması sonucu ortaya çıkmıştır. Kadınlar yaptıkları karşı çıkışlar ile öncelikle ekonomik, sosyal hayatla birlikte her alanda erkekle eşit haklara sahip olmayı hedeflemiştir.

Türkiye'de kadın hareketleri

Türkiye'de kadın hareketleri 3 evreden oluşur. Türkiye'deki kadın hareketlerinin 1. evresi 1700'lü yıllardan 1. Meşrutiyetin ilan edilmesine kadarki dönemi kapsar. Bu dönemde kadınlar özellikle ekonomi alanında hareket başlatmışlardır. Gelişen teknolojiyle birlikte kadınlar tekstil alanında yer edinerek önemli bir konuma ulaşmışlardır.

Kadın hareketlerinin 2. evresi 1. Meşrutiyetten Cumhuriyet'in ilanına kadar geçenki dönemdir. Kamusal alanda yer edinen kadınlar yazı yazmayı öğrenmişler, şiir yazmışlar ve resim yapmışlardır. Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Medeni Kanunu'nu kabul etmesiyle kadın ve erkek eşitliği sağlanmıştır. M. Kemal 1923'de İzmir'de yaptığı konuşmasında kadınlar hakkında “Şuna inanmak lazımdır, Dünya üzerinde gördüğünüz her şey kadının eseridir.” diyerek kadının toplum hayatındaki önemini belirtmiştir.

Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar devam eden kadın hareketinin 3. evresi ise başta siyasal alanda olmak üzere artık her alanda seslerini duyurmayı başarmışlardır. Seçme ve seçilme hakkı kazanan kadınlar, ekonomik alanda da kendi özgürlüklerini ilan etmiş, çeşitli illerde sempozyum ve konferanslar düzenleyerek kadın haklarını tüm dünyaya duyurmuşlardır. Günümüzde kadının aile içindeki yeri ve önemi oldukça fazladır. Aile, Türk Medeni Kanunu esaslarına göre çağdaş hukuk anlayışına uygun olarak kurulmaktadır. Aile ve toplum hayatında uzlaşmanın sağlanması için kadın ve erkeğin eşit olması gereklidir.

2000'li yıllarda kadın ve erkek eşitliğinden söz etmek mümkün değil. Sanki zaman durdu, zaman geriye döndü. Baskıya ve şiddete maruz bırakılan kadın sayısının artması, kadının ekonomik, siyasal ve toplumsal rolünün bastırılması ve bazı değerlerin (namus) sadece kadınlara özel bir durummuş gibi düşünülmesi kadınlar üzerindeki baskıyı artırarak psikolojik sorunlara neden olmaktadır.

Sponsorlu bağlantı

Bu haber toplam 37925 defa okundu.

Benzer kadın haberleri